17 Nisan 2010 Cumartesi

Kırlangıçlar diyarından geldim / I came from the land of swallows


Geride bıraktığımız bir hafta boyunca Gaziantep’ten Antalya’ya Türkiye’nin Doğu Akdeniz bölgesini dolaştım. Hitit, Yunan, Roma, Ermeni, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait siteleri, tapınakları, kaleleri, konakları, kiliseleri, camileri hayranlıkla gezdim; müzelerde sergilenen heykel ve mozaiklerle büyülendim. Yesemek ve Karatepe’de Hititlere merhaba derken, Antakya ve Tarsus’ta Petrus ve Paulus’u tanıdım ve Hristiyanlığın doğduğu çağa geri döndüm; Uzuncaburç’taki harika Zeus tapınağında antik Yunan uygarlığını, Zeugma ve Perge’de Roma imparatorluğunun ihtişamını yaşadım. Silifke’deki Kızkalesi ile Anamur’daki Mamure Kalesi’nde Küçük Ermeni Krallığı’nı tanıdım; Anemurion’da evleri, hamamları, nekropolisiyle neredeyse bütünüyle ayakta bir Bizans şehrinin sokaklarında gezdim. Payas’ta Mimar Sinan’ın eseri olan muhteşem Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi'ni ziyaret ederken Osmanlı mimarisinin bir kez daha zevkine vardım.

Tabii bu arada kuş gözlemini de ihmal etmedim.

Bölgede beni en çok etkileyen kuş türü Asi Nehri üzerinde uçan kırlangıçlar oldu. Nehrin sarı renkli suları üzerinde hızla bir alçalıp bir yükselerek dans eden bu küçük ve kıvrak kuşlar beni büyüledi ve Antakya aklımda “Kırlangıçlar Diyarı” olarak yer etti. 

During the past seven days I wandered in the Eastern Mediterranean region of Turkey from Gaziantep to Antalya. I visited with admiration the sites, temples, castles, mansions, churches and mosques from the Hittite, Greek, Roman, Armenian, Byzantine and Ottoman periods; I got fascinated with the sculptures and mosaics exhibited in the museums. At Yesemek and Karatepe I saluted the Hittites, in Antioch and Tarsus I made the knowledge of St. Peter and St. Paul and I found myself back in the age of the birth of Christianity. I lived in the antic Greek civilization while visiting the wonderful Zeus temple in Uzuncaburç and I observed the splendor of the Roman Empire at Zeugma and Perge. The Maiden Castle in Silifke and the Mamure Castle in Anamur helped me to discover the Minor Armenian Kingdom and in Anemurion I strolled in the streets of a Byzantine city still standing with its houses, baths and necropolis. Finally in Payas, I visited the marvellous Sokullu Mehmet Pasha Mosque and Complex built by Sinan and I enjoyed once again the Ottoman architecture.

Meanwhile, of course, I did not neglect birdwatching.

The birds which impressed me most in the whole region were the swallows flying over the Orontes River. These small and agile birds rapidly dancing over the yellow waters of the river fascinated me and therefore Antioch was etched in my mind as the “Land of Swallows”. 

5 yorum:

  1. Belle prise en plein vol ! Vu leur rapidité c'est pas facile ! Bravo :)

    YanıtlaSil
  2. Beautiful photograph again Muge.
    Have a nice day.
    Costas

    YanıtlaSil
  3. ne guzel bir geziymis, bize de fotograflar kaldi:) yesilkoy'de yasarken her sene yuvasini gelip balkonun ayni kosesine yapan bir kirlangic ailem vardi, olene kadar ayni esle yasarlarmis!

    YanıtlaSil
  4. muge'cigim hosgeldin...
    buralarda da kirlangic suruleri var. ben de o kivraklarliklarina hayranim...

    YanıtlaSil
  5. Amazing photography. Please have a wonderful Sunday.

    daily athens

    YanıtlaSil